Lisans Yerleştirme Sınavının (LYS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler de üniversite tercihi yapma telaşı başladı. Tercih dönemi öncesinde Üniversitemiz Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil ile görüştük. Karahocagil, Üniversitemiz Tıp Fakültesine ilişkin bilgiler vererek tercih yapacak öğrencilere tavsiyelerde bulundu.

Sayın Karahocagil, Tıp Fakültesinin Tarihsel Süreci ve Durumu Hakkında Bilgi Verebilir misiniz?

Fakültemiz 2007 yılında kuruldu ama bir ilerleme kaydedememiş. 2011 yılında Sağlık Bakanlığı ile bir protokol yapılmış. Bu çerçevede Sağlık Bakanlığı ve Ahi Evran Üniversitesi şu an kullandığımız hastaneyi ortak kullanmaya başlamış. Bu tarihten itibaren zamanla öğretim üyeleri alınmış. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya göreve başladıktan sonra fakültemizin açılmasını hızlandırmak için çalışmalara başlamış. Ben de geçtiğimiz yıl göreve başladım ve çalışmalara destek verdim. Geçtiğimiz dönem fakültemize ilk öğrencilerimizi almaya başladık. Yaklaşık on yıllık bir süreç var ama aslında son iki yılda çok ciddi bir ilerleme kaydederek Tıp Fakültemiz eğitim – öğretim hayatına başlamış oldu. 

Hocam, Tıp Fakültesinin Fiziki Olanakları Hakkında da Okuyucularımıza Bilgiler Verir misiniz?

Öğrencilerimiz şu an Fen Edebiyat Fakültesi dersliklerinde ve laboratuvarlarında eğitimlerine devam ediyorlar. Bize bu noktada Fen Edebiyat Fakültesi destek verdi. Ayrıca Üniversitemiz Merkez Laboratuvarlarından da bir laboratuvar kullanıyoruz. Sağlık Bakanlığı ile birlikte kullandığımız Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi ve Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde öğrencilerimiz eğitim görüyorlar. Biraz dağınık görünse de öğrenci alabilmek için bu altyapıyı hazırlamamız gerekiyordu. Bir tıp fakültesinde olması gereken tüm laboratuvarlarımızı açmış bulunmaktayız. Altyapımız hazır olduğu için geçtiğimiz yıl Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) bize 62 öğrenci alabilmemiz için onay vermiş oldu. Fiziki imkanlarımızı daha ileriye taşımak için temel bilimler binası yani morfoloji binamız için çalışmalarımız başladı.

Morfoloji Binası Çalışmalarında Öngörülen Bir Takvim Var mı?

İki senelik bir süre görünüyor ama Rektör Hocamız bu işi hızlandırmaya çalışıyor. Biz yine de iki yıl olarak söyleyelim süreyi ama inşallah Rektör Hocamızın gayretiyle de çok daha kısa sürede eğitime başlayacağız.

Dekan Karahocagil: “Akredite Olmuş Bir Tıp Eğitim Programını Hayata Geçirdik.”

Fakülte Olarak Hayata Geçirmeye Planladığınız Bir Proje Var mı? Fakültenin Gelişim Süreci ile İlgili Ne Düşünüyorsunuz?

Bir yıl önce Rektör Hocamızla projeler üzerine konuşarak bu işe başladık. Altı yıl sonra akreditasyon almış bir tıp fakültesi olarak ilk mezunlarımızı vereceğiz. Daha önce görev yaptığım Van 100. Yıl Üniversitesinde kullandığımız ve ülkemizde birçok üniversitenin kullandığı eğitim yazılım sistemini biz geçen yıl alarak uygulamaya başladık. Sistemi kurduktan sonra hiçbir sınavımızı kâğıt üzerinde yapmadık, bilgisayar ortamında gerçekleştirdik. Bizim ana projemiz buydu. ‘Akredite edilmiş bir tıp eğitim programını Kırşehir’de kurarak tercih dönemlerinde kılavuzlarda Ahi Evran Üniversitesinin adının akredite olmuş bir üniversite olarak geçecek olması.’

Bunun yanında sağlık hizmetleri konusunda da hedeflerimiz var. Buraya güzel bir eğitim hizmeti getirmek ve klinik kadrosu oluşturmak istiyoruz. Çünkü sağlık hizmetini iyi sunduğumuz zaman bu eğitime de yansıyacak. Tercih edilen bir Tıp Fakültesi, sağlık hizmetlerini iyi sunan bir fakülte olmak istiyoruz. Bu anlamda elimizden geldiğince de klinik kadromuzu güçlendirmek istiyoruz. Eğitim ile birlikte sağlık hizmetini iyileştirmeyi, yükseltmeyi ve ona da bir kalite standardı getirmeyi amaçlıyoruz. Bunları gerçekleştirebilirsek Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesinin kendisi ile çağdaş olan Tıp Fakülteleri içinde daha ön plana çıkacağını umuyoruz. Bu eğitim sistemini çok fakülte uyguluyor ama ilk öğrencileri ile uygulayan tek üniversite biziz. Diğer üniversiteler altı yıldan itibaren başladıkları için çok zorlandılar ama bunun bizim için bir avantaj olduğunu düşünüyoruz.

Fakültede Şu An Kaç Öğrenci Bulunuyor ve Fakültenin Akademik Personel Durumu Nedir?

Şu an 61 öğrencimiz var, önümüzdeki tercih döneminde de 62 öğrenci alarak yeni dönemde yaklaşık 123 öğrencimiz ile eğitime başlayacağız. Öğretim üyesi sayımız geçen sene 60 civarındaydı ve her öğrenciye bir akademisyen düşecek şekildeydi. Akademik kadromuz temel bilimler ağırlıktaydı. Biz geldikten sonra önemli sayıda öğretim üyesi aldık fakültemize. Şu an 80 civarında öğretim üyesi tıp alanında hizmet verecek. 80 tane öğretim üyesinin yanına destekler yaparak sayıyı 100 öğretim üyesine çıkarmayı planlıyoruz. Temel bilimler anlamında öğretim üyesi eksiğimiz yok ama klinik anlamda alım yapmamız gerekiyor. Şu an birçok tıp fakültesinden iyi durumdayız.  

Dekan Karahocagil: “Öğrencilerle Birebir İlgilenmeyi ve Öğrenci Odaklı Eğitim Hizmeti Sunmayı Amaçlıyoruz.”  

Tercih Yapacak Öğrenciler Neden Ahi Evran Üniversitesi Tıp Fakültesini Tercih Etmeli? Neler Söylersiniz?

Tıp Fakültemizin açıldığı haberi Kırşehir kamuoyunda çok fazla yer etmedi. Herhalde yeni olmamızın tedirginliği vardı halkımızda. Bu sene itibari ile güzel bir hizmet ortaya koyduğumuzu belirtmek istiyorum. Tıp fakültesini düşünen Kırşehirli vatandaşlarımızı bizi tanımaya davet ediyoruz. Biz buradayız dekanlık olarak onlara tüm bilgilendirmeyi yapacağız.

Şunu belirtmek isterim ki çok heyecanlı ve istekli bir akademik ve idari kadromuz var. Elimizden geldiğince öğrencilerimizle birebir ilgilenmeyi ve öğrenci odaklı eğitim hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Bunun için yeni bir eğitim yazılım sistemini fakültemizde hayata soktuk. Ölçme değerlendirmenin objektif yapıldığı, müfredatın net olduğu, neyin nasıl öğretileceğinin belli olduğu bir tıp eğitim müfredatını biz altı yıl içinde oturtacağız. Akredite olmuş bir tıp fakültesinde okumak istiyorlarsa bizi tercih etmelerini tavsiye ederiz.

Öğretim üyesi profilimiz gittikçe artıyor. Öğrencilerle birebir ilgilenen akademik danışmanlık hizmeti veren öğretim üyelerimiz mevcut. Şu anda bir öğrenciye bir öğretim üyesinin düştüğü tıp fakültesiyiz. Bu durum öğrencilerde çok büyük karşılık buldu. Çünkü daha büyük tıp fakültelerinde öğrenciler öğretim üyelerine ulaşamazken, soru soramazken biz de ise sosyal sorumluluk projeleri yaptıkları, araştırma grubu oluşturdukları ve akademik danışmalık anlamında rehberlik hizmeti aldıkları ortamlar oluştu. Bunu her yerde bulmaları mümkün değildir. İkinci sınıfa geçen ve 91 puan alan bir öğrencimizin annesinin söylediği bir söz vardı: “Biz, öğretim üyelerinin kızımızla birebir ilgilenmesinden gayet memnunuz ve eğitimini burada devam etmesini istiyoruz.” Bu bizim için çok değerli bir şey, öğrenci odaklı eğitim sistemimizi devam ettirmek istiyoruz. Bu öğrencimizin aldığı puan itibari ile başka fakülteye geçme hakkı varken ailesi ve öğrencimiz burada kalmayı istediler. Çünkü öğretim üyelerimiz ile öğrencilerimizin birebir görüşme imkanları var.  

Biz, sadece ulusal anlamda değil uluslararası anlamda da tıp eğitimi standartlarını karşılayacak kriterleri hedefimize koyduk. Bu yüzden bizi tercih etmelerini tüm adaylara tavsiye ediyoruz. 

Hocam Fakültenin Sosyal Olanaklarından da Biraz Bahseder misiniz?

Sosyal olanaklar şu an için hem şehir anlamında hem de üniversite anlamında biraz kısıtlı. Bu durum yerel yöneticiler ve Rektör Hocamızın da gündeminde olan bir konu. Sosyal olanakları arttırmak için bizim kendi çabamızla yapabildiğimiz şey, öğrenci kulüpleri oluşturarak sosyal programlar düzenlemeye çalışmak. Ulusal 1. Tıp Öğrenci Sempozyumumuzu yaptık geçen yıl birinci sınıf öğrencilerimizle. Öğrenci grupları oluşturarak sosyal projelere imza attık. Araştırma grupları oluşturduk. İl dışında Kayseri Gevher Nesibe Sağlık Müzesini gezdik. Ama tabi ki yeterli görmüyoruz bu etkinlikleri ve gelecek dönemde daha aktif öğrenci kulüpleri oluşturmayı planlıyoruz. Önümüzdeki sene sosyal alanda bu seneden daha iyi olacak diye düşünüyoruz.  

Bir Tıp Fakültesi Hocası Olarak Bölüm Öğrencileri ve Tıp Fakültesi Adaylarına Ne Tavsiye Edersiniz? 

Tıp Fakültesi öğrenciliği çok farklı bir öğrencilik. Tıp fakültesi öğrencisinin dersi bırakmak diye bir durumu yok, sürekli olarak ara vermeden devam eden bir eğitim hayatıdır tıp fakültesi öğrencisinin hayatı. Bu da en önemli meslek olan hekimlik mesleğinden gelir çünkü canımızı, sağlığımızı onlara emanet ediyoruz. Tıp çok çabuk gelişen ve değişen bir bölümdür ve tıp öğrencisi hekim olduktan sonra da eğitime devam etmektedir. Hekimin görevine başladıktan sonra her hastaya kendi ailesi gibi bakmasını tavsiye ediyoruz. Eğer öyle bakarlarsa okumadan durmayacaklar ve kendilerini sürekli geliştireceklerdir. Tıp fakültesi öğrenciliği zahmetli olabilir ama maddi ve manevi anlamda tatmini yüksek, toplumda en prestijli olan mesleklerden biridir. Bunun hakkını vermeleri için öğrencilerin gayretle çalışmaları gerekir.